18 Mayıs 2012 Cuma

Yazar kime denir ? Edebiyat nedir ?


Yaşadığız ülkenin edebiyatından ve yazarından dünyaya bakmak biraz zor , biraz ürkütücü bir o kadar da yol göstericidir. Toplumsal olan her şey sanata ve edebiyata yansır. Bu yansıma bazen yüzeysel bazen derinseldir. Edebiyat mesela , hayattır. Hayatın bir ucundan yakalar insanı. Bu yakalama yeri gelir insanı bir yokluktan varlığa , bir açlıktan bir doyumluğa ulaştırır.
<!--more-->Bunu yaparken insanın duygusundan, inançlarından ve değerlerinden yararlanır. Edebiyat kendi içerisinde dönemlere ayrılsa da  bir bütün olarak bir şeye tutunmalıdır,  o da tek ve değişmez olan İNSAN’ dır.  İnsanı temel almayan edebiyat kendini kanıtlayamadan yok olmuştur, olacaktır da. Örneğin edebiyatımızda yer alan dönemlerin çoğu zaman- insan  ilişkisini koruyamadığından unutulmaya yüz tutmuştur. O dönemleri yaratan yazarlar bu unutulmanın  başında gelir.Yazarlar, edebiyatı şekillendiren önemli  etkendir. Yol gösterici olmanın ötesinde görevleri vardır. Örneğin insanı anlatırken insanı yeniden tanımlamak  ve insandan yola çıkarak toplumu tanımlamak ve şekillendirmek gibi son derece önemli görevleri vardır. Son olarak  bir ülkenin siyasetinden  ve siyasetçisinden çok o ülkenin yazarı, sanatçısı  konuşulur.Küçük bir not : Bu yazıda insan temele alınmıştır ve onun üzerinden edebiyat ve yazar konuşulmuştur.
Bu yıl içinde  düzenlenen Adnan Binyazar ve Emin Özdemir’in konuşmacı olarak yer aldığı 12. Ankara Öykü Günleri ( 11 Şubat 2012 ) ‘nden   yazar ve edebiyat hakkında konuşmaları;
Adnan Binyazar :Yazar aç milyonlar için yazmıyorsa yazar olamaz.   Her yazar bir toplum içinde yazar. Toplumun sözcüsüdür. Yazar bunu iş edinen, sorumluluk duyan insandır. Politikacılar gibi seçilmiş insan değildir. Kendi çıkarı için yazmaz. Özgür kalmak zorundadır. Hem toplumun özgürlüğü hem kendi özgürlüğü için savaşmak zorundadır. Beynini özgürleştiremezse kimliğine sanatsal kimlik kazandıramaz. Dostoyevski 4 yıl Sibirya’da kürek cezası çekti. Ama hiç taviz vermedi. Kişiliği ne gerektiriyorsa onu yaptı.
Yazar toplumun bir özetidir. Geçen gün okuyordum; Fuentes, eğer bir şairle yazdığı dili kullanan toplum arasında bir duygu akışı olmuyorsa o şairde bir sorun var demektir, diye yazmış.Yazar aktarıcı değil, duyumsatıcıdır. Elif Şafak gibilerin kitaplarının okunması okur tarafı için de ayıptır. Okur sorunumuz var. Gerçek okur olsa Elif Şafak gibiler yazamaz. Romancı diye sokakta gezemez.Okuru avlamaya çalışıyorlar. Avlanmak okura yakışır mı?Orhan Pamuk, Nobel Ödülü’nü politik angajeyle aldı. Bunları demezsen alamazsın dediler. Güdümlülük, sanatın ölümü demektir. Yaşar Kemal varken Nobel ödülü başka bir Türk yazara verilmemeliydi.Düşünce ve kişilik cinsiyetsizdir. Yazarın erkeği kadını olmaz.Edebiyat öğretmez, doğru, ama edebiyatın öğrettiğini hiç kimse öğretemez.Emin Özdemir : Edebiyat evsizlere ev, açlara yemek, işsizlere iş bulmaz ama onları insanlaştırmaya yardımcı olur. Bütün bunları elde edebilecek bilinç verir. Odağında insanın olmadığı bir roman, bir şiir olamaz. Edebiyatın temel işlevi insana insanı anlatmasıdır. Toplumumuz sorunlar yumağıdır. Bir de roman ve şiirimizin toplumla kan bağını koparmış olması buna eklenince büyük bir sorunla karşı karşıya olduğumuz görülür. Dağlarca, gerçek sanat yapıtı bir saat gibi içinde bulunduğu zamanı, bir pusula gibi gidilecek yönü gösterir, der.
Milyonlarca insan kitap okuyor, sinemaya, tiyatroya gidiyor. Acaba niçin? Çünkü insan kendisi olmak istiyor. İçinde olduğu çağın, bağlı olduğu toplumun bir parçası olmak istiyor.Edebiyat yapıtı bir dil işidir. Dili yaratıcı bir şekilde kullanma işi. Bugün, gündelik dilin, ortak dilin söz dağarcığıyla roman, öykü yazan yazarlar var. Kuru, takır tukur bir dil bu. Dolayısıyla insanın yüreğinde titreşim yaratmayan yazarlar.Edebiyat insanın insanlaşması için insanı insana anlatır. Acı çeken, ezilen, horlanan insanı anlatıyor. Ama öyle anlatıyor ki anlatım dili okuyanı alıp götürüyor. Dilin öte yanına geçmektir yazarı gerçek yazar yapan.Yazar bedeninin sıcaklığını halktan almıyorsa o yapıt edebiyat yapıtı olmaz. Yabancı dilde roman yazıp sonra Türkçeye çevirten ve kendilerine yazar diyen insanlar var. Yazar, “Niçin?”, “Kimin için?”, “Nasıl?” sorularını yanıtlayarak yazmalı. Yazarlar, bazı şeyleri söylemek için değil, nasıl söylerim diye yazarlar.






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder